Kampanya ve ürünler hakkında iletişim kanalları yoluyla haberder olmak istiyorum
Size özel teklifler ve kampanyalar belirttiğiniz iletişim kanalı yolu ile tarafınıza iletilecektir.

Uykunun Çocuk Gelişimindeki Önemi

Uyku çocuğun gelişimi açısından önemlidir.

 

Araştırmalar göstermektedir ki yeni doğan bebekler ilk bir hafta ortalama 16,5 saat; 4.haftanın sonunda 15 saatten biraz daha fazla uyurlar.

 

Bebeklerde temel uyku ve uyanıklık döngüsü birbirini takip eden beş durumla tanımlanır: derin uyku, etkin uyku, sessiz uyanıklık, etkin uyanıklık, ağlama/yaygara/huzursuzluk.

 

Bebek sıkıntısı / ihtiyacı giderildikten sonra tekrar derin uykuya geçer. Bu döngü 2 saatte bir tekrarlanır. Yani, yenidoğan aslında deliksiz değil birkaç dakikadan birkaç saate kadar değişen periyotlarda gün boyu uyur.

 

6 ila 8 haftalık olduklarında çoğu bebeğin toplam gündüz uyku süresi bir dereceye kadar azalır ve bebek bu dönemlerden iki veya üçünü uyanıklık haline gelmeden yaşar. Böylece, bebeğin uykusu günlük ritim olarak anılan gece/gündüz uyku ritimleri sergilemeye başlar.

 

28.haftadan itibaren bebekler hala 14 saatten biraz daha fazla uyurlar, büyük bir çoğunlukla tüm gece boyunca uyurlar ve uyku düzenleri daha belirgindir. Çoğunlukla 1 yaşına kadar gündüzleri de 2-3 kez kısa sürelerle, daha belirgin zamanlarda uyku uyudukları gözlenmektedir.

 

Genel olarak bakıldığında da çocuğa gerekli olan uyku süresi çocuğun yaşına göre değişiklik gösterecektir. Genellikle yeterli kabul edilen uyku süresi 2-5 yaş için ortalama 13-15 saat, 6-8 yaş için 12 saat, 8-10 yaş için 11 saat ve 10 yaşından ergenlik dönemine kadar 10 saattir.

 

Bununla birlikte doğumdan itibaren gözlendiğinde bazı bebeklerin hiçbir sorunları olmamasına karşın daha az uykuyla yetinirken bazı bebeklerin daha uzun uyudukları görülmüştür. Bu nedenle, uyku diliminin uzunluğunun bir bebekten diğerine değişebileceği ve büyüdükçe gereksinim duyduğu uyku süresinin değişiklik gösterebileceği de unutulmamalıdır.

 

 

Bebeklerin uyku düzeni için nelere dikkat edilmeli...

 

Bebeklikten itibaren oluşturulan uyku düzeni, çocuklukta sağlıklı bir uyku düzeni için doğru zemini hazırlamaya yardımcı olacaktır.

 
  • - Öncelikle; bebeğe ait bir uyku ortamı hazırlanmalıdır.
  • - Bebek kendi yatağında uyutulmalı, anne-babanın yatağına alınmamalıdır.
  • - Eğer her hangi bir fiziksel sıkıntı yoksa, ayakta, beşikte, salıncakta sallamaktan kaçınılmalıdır.
  • - Eğer her hangi bir fiziksel sıkıntı yoksa, ayakta, beşikte, salıncakta sallamaktan kaçınılmalıdır.
  • - Bebeği kucaklamak, okşamak, ona masaj yapmak gibi fiziksel temaslarla bebek rahatlatılabilir. Bu bebeğe güven vererek uykuya geçmesinde yardımcı olacaktır.

 

Bebeklerin uyku ortamında nelere dikkat edilmeli...

 

Bunun için iki nokta göz önünde bulundurulmalıdır: bebeğin rahatlığı ve güvenliği. Tüm düzenlemeler bu iki nokta çerçevesinde yapılmalıdır.

 
  • - Genel olarak bebeğin odasının içine aşırı eşya, mobilya ya da oyuncak koyulmamalıdır. Aksi halde oda bebek için çok boğucu ve kalabalık olacaktır.
  • - Odada kullanılan her eşya ve dekorasyon unsuru hijyenik ve temizlenmesi kolay olmalıdır.
  • - Yer döşemeleri silinmesi kolay bir malzemeden olmalıdır. Halı, toz ve mikrop barındırması ve alerjik reaksiyona ortam sağlaması açısından tercih edilmemelidir.
  • - Mobilyalar metal yerine ağaçtan yapılmış olmalıdır. Metal malzemelerin manyetik alan oluşturduğu; yorgunluk ve uyku bozukluklarına neden olabildiği belirtilmektedir.
  • - Mobilyalarda aşırı sivri çıkıntılar olmamalıdır.
  • - Mobilyada kullanılan boya toksik olmayan boya olmalıdır.
  • - Bebeğin karyolası keskin, sivri kenarlı olmamalı. Karyolanın korkulukları bebek büyüdüğünde üzerinden atlayamayacak kadar yüksek olmalı. Karyola çubuklarının arası geniş olmamalı.
  • Bebeğin yatağı:
  • - Karyolaya tam oturmalı; bebeğinizin kolunun veya başının sıkışabileceği boşluklar olmamalı.
  • - Çok sert ya da çok yumuşak olmamalı
  • - Ortopedik yatak kullanılmalı.
  • - Lastikli ve 100% pamuklu kumaştan çarşaflar tercih edilmeli
  • - Yorganı çok ağır olmamalı
  • - Odada pastel renkleri kullanmak idealdir. Pastel renkler hem sakileştirici etkiye sahiptirler hem de odayı ferah hale getirirler.
  • - Bebekler için ideal oda sıcaklığı ortalama 22-24°C olmalı. Yazın 26-27°C' ye kadar çıkabilir.
  • - Mümkünse hava alan ve güneş gören bir oda olmalıdır.
  • - Odanın aydınlatması çok kuvvetli olmamalıdır. Gece için de az ışık veren gece lambaları tercih edilmelidir.
  • - Oyuncaklar konusunda da dikkat edilmesi gerekenler:
  • - Karyolaya monte edilen, bebeğin erişemeyeceği yükseklikte asılı olan ve müzik çalan oyuncaklar; ve parmaklıklardan sarkan, ses çıkaran oyuncaklar bebeğin ilgisini çekecektir.
  • - Çok uzun tüylü oyuncak tercih edilmemelidir.
  • - Bebeğin odasına bebeğin ağlama seslerini duyabilmek için bebek telsizi de koyulabilir.

 

Bebebekler anne ve babalarıyla aynı odada yatıyorlarsa nelere dikkat edilmeli…

 

Bazı anne ve babalar bebeklerini kendi yataklarında yatırmayı tercih etmektedir. Burada çocuğun güvenliği ile ilgili nokta öne çıkmaktadır. Bazı istatistiklere göre ebeveyn yatağında yatarken her yıl iki yaşın altında yaklaşık 60 bebek kaybı yaşanmaktadır. O nedenle ebeveyn odasında bebeği, kendi beşiğinde yatırmaya dikkat edilmelidir. Unutulmamalıdır ki bebekler doğduktan sonraki ilk günlerde bile kendi beşiklerinde yatabilirler. Bebek kendi beşiğinde sırt üstü yatırılmalı; yatakları sert olmalı; yatağında yastık ve benzeri yumuşak nesneler olmamalı; karyolanın parmaklıkları çok geniş olmamalıdır; yatağa yattığında ayakları yatağın ayakucuna gelmeli ve üst kısımda yer bırakılmalıdır.

 

Bebebeklerin odaları ebeveynlerden ne zaman ayrılmalı…

 

Bu konu uzmanların farklı fikirlerinin olduğu bir konu aslında. Görüşlerin bir ucu bebeğin doğar doğmaz anne ve babasından ayrı kendi yatak odasında uyutulması gerektiğini söylerken; diğer bir ucu bebeğin ve annenin kendini hazır hissettiği zamanda bebeğin odasının ayrılmasının sakıncası olmadığını söymektedir. O nedenle bu soruyu değerlendirirken öncelikle bebeğin fiziksel ve psikolojik gelişimini, ardından anne ve babanın bu süreçteki algı ve tutumlarını ve pratikte ev hayatlarını nasıl düzenleyebileceklerini birlikte değerlendirmek gerekir.

 

Çok doğal olarak yeni bebek sahibi olan anne ve babalar, uyurken bebeklerine bir şey olur mu; ihtiyaçları tam karşılandı mı; bebekleri ağlarsa onu duyabilirler mi gibi kaygıları vardır. Bu nedenle genellikle bebeklerin beşiklerini ilk olarak anne ve baba kendi odalarına koyarlar. Bu hem anne ve babayı rahatlatır, hem de bebeğin ihtiyaçlarının tam karşılanmasında etkili olur. O nedenle; tam şu ayda bebeklerin odaları ayrılmalıdır demekten ziyade odayı ayırmada bir alt ve üst sınır düşünmek daha anlamlı olacaktır.

 

Bebeğin beslenmesi ile ilgili gereksinimleri düşünüldüğünde hem bebeğin hem de annenin rahatlığı açısından bebek ilk 6 ayda sadece anne sütü ile besleniyor ve 6.aydan itibaren anne sütü ile birlikte ek gıda da alıyorsa 12 aydan itibaren oda ayrılabilir. Bebek anne sütü almıyor, mama ile besleniyorsa bebek 3 aylıktan itibaren dahi odayı ayırma düşünülebilir. Böylelikle küçük bebeklerin çoğunda görülen periyodik gece uyanmaları uzun sureye uyanık kalma ve / veya uykuya dalamama devrelerine dönüşmez.

 

Beslenme yanısıra psikolojik gelişimini de birlikte düşündüğümüzde yaşamın ilk 1 yılı, çocukta temel güven duygusunun geliştiği dönemdir. Terapist ve teorisyen Bowbly'in bağlanma kuramına göre ihtiyaçları zamanında ve tutarlı bir şekilde karşılanan bebek kendine ve dış dünyaya ilişkin olumlu bir benlik algısı geliştirmektedir. Biraz daha açacak olursak; bu dönemde bebeğin anne ve baba ile aynı odada yatması; anne ve babasının varlığını ve sevgisini yakından hissetmesi; ihtiyaçlarının hızlı bir şekilde giderilmesi bebeğin temel güven duygusunun gelişmesine ve güvene bağlı olarak özbenliğinin gelişmesine olumlu katıkıda bulunacaktır. İşte bu yüzden bebeğin uyku ve beslenme alışkanlığının oluşturulması ve annenin bu sürece uyum sağlamayı öğrenerek bebeğin ihtiyaçlarını en etkin bir şekilde karşılayabilmesi için bebeğin ilk bir yılında aynı odada yatılmasının katkıları olacaktır.

 

Bu durumda çocuk 1 yaşından sonra artık anne babadan ayrılmaya hazırdır diyebiliriz. Odaların ayrılmasında üst sınır olarak da 2-3 yaş dolaylarını düşünebiliriz.

 

Bebeklerin odaları ayrılırken nelere dikkat edilmeli…

 

Öncelikle anne ve babalar bu süreçte ne kadar samimi, kararlı ve tutarlı olurlarsa çocuklarının yeni uyku düzenlerine, odalarına ve kendi başlarına yatma alışkanlığını kazanmaları o kadar rahat olacaktır. Çocuğun yaşına bağlı olarak çocuğa kendi odası ve kendi yatağının olduğu sakin ve kararlı bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuğun uykuya hazırlanmasına dair aile kendi ritüelini oluşturabilir. Örneğin yatmadan once dişlerin fırçalanması, ev halkına "iyi geceler" demesi, anne ya da babanın çocuğa masal okuması gibi. Burada en sık karşılaşılan sorun çocuğun kendi odasında yatmak istememesi; ya en baştan yatağına yatmaması ya da yattıktan kısa bir sure sonra ağlayıp anne ve babasının yanına gelerek korktuğunu ve/veya tek başına uyumak istemediğini söylemesidir. Böyle bir durum yaşandığında çocuk dinlenmeli, çocuğun duyguları anlaşılmaya çalışılmalı, odasında uyuması gerektiği sakin bir şekilde anlatılması, anne ve babanın evde olduğu ihtiyacı olduğu anda onu duyacakları konusunda güvence verilmeli, tekrar odasına götürülmeli, uykuya hazırlanlanmalı ve en başlarda gerekirse uykuya dalana kadar yanında kalınmalıdır. Eğer korktuğunda ısrar ediyorsa çocuğun sarılarak yatabileceği birlikte seçilen, sevimli bir oyuncak ya da yardımcı olabilir. Eğer çocuk karanlıktan korktuğunu söylüyorsa yine sevimli bir gece lambası ya da koridorda bir ışığın açık bırakılması da rahatlatıcı olabilir.

 

Bir daha ağlar ve yanlarına gelirse anne ve baba aynı tutumu devam ettirmelidir. Günler ilerledikçe yanında kalma süresi azaltılmalıdır. Bu süreçte anne ve babanın sabırlı olması, çocuk her ağladığında ya da yanlarına geldiğinde tekrar anne ve babayla uyumasına izin verilmemelidir.

 

Çocukların ileri yaşlarda bile ebeveynleriyle uyuması hakkında…

 

Çocuğun kendi odasında ve kendi yatağında uyuması bireysel gelişimi için önemli bir adımdır, bu adımı atmasına özen gösterilmelidir. İleri yaşlarda da anne ve babasının yanında yatmaya devam eden çocuğun ayrı bir odada tek başına uyumaya alışması, kendi uyku düzenini edinmesi giderek zorlaşacaktır. Bireysel gelişimi açısından kendi odasına ya da alanına sahip olmasının kattığı ayrışma, özgüven, bireysellik gibi kazanımlardan, ve sorumluluk duygusundan yeterince faydalanamayacaktır. Tabii ki kendi odasında kendi yatağında uyumak tek başına çocuğun bu kazanımları elde etmesi demek de değildir, ancak psikolojik gelişiminde olumlu fayda sağlayacak koşulları hazırlamaktadır. Aynı zamanda anne ve babayla uyumaya devam etmek, çocukta uyku problemlerine ve düzensizliklerine yol açabilecektir. Bazı durumlarda ebeveynler ayrı odalarda yatmak durumunda kalabilecek, bu eşlerin özel hayatlarını da olumsuz etkileyebilecektir.

 

Bununla birlikte ileri yaşlarda hala anne ve baba ile birlikte aynı odada uyuyor olmanın çocuk ve ebeveynler için ne anlama geldiğini derinlemesine de anlamak gerekmektedir. Çocuk neden anne babayla yatmaya devam ediyor iyice anlaşılmalıdır. Eğer çocuğun kendi odasına kedni başına uyumak yerine anne babasıyla uyumak istemesinin altında bir stres kaynağı yatıyorsa bunu anlamak ve buna müdahale etmek gerekmektedir. Aksi halde odaları ayırma çabaları da sonuç vermeyecek, süreç çocuk için daha travmatik olacaktır. Örneğin; yalnız kalmak istememe, çeşitli yaşam olayları (deprem, kazalar, hastalık, boşanma, sık anne baba tartışmaları, yeni bir kardeşin doğması yada doğacak olması, kreşe başlama vb.), korku, güvende hissetme ihtiyacı, tuvalet ihtiyacından korkma, aşırı koruyucu anne babaların tutumları, anne babayla daha fazla vakit geçirmeyi isteme gibi nedenler çocuğun anne babasıyla uyuma isteğinin altında yer alan nedenler olabilir. Eğer böyle bir durum olduğu anlaşılırsa önce bu durumun çocuğa yaşattığı kaygılar ortadan kaldırılmalı, sonra çocuk kendi odasında kendi başına uyumaya alıştırılmalıdır.

 

Çocuğun yaşı kaç olursa olsun odayı ayırırken bu sürecin mümkün olduğunca yumuşak ve çocuğu olumsuz etkilemeden ve çocukta travma yaşatmadan geçirilmesine dikkat edilmelidir.

 

Uyku zamanında ebeveynler ne gibi zorluklarla karşılaşabilir…

 

Çocuklar ev halkı ayaktayken uykuya gitmek istemeyebilirler. Uyku düzeninin sağlıklı oluşturulması için uyku öncesi hazırlık süreci oluşturmak önemlidir. Ebeveyn ile odaları ayırma sürecinde çocuğun uykuya hazırlanmasına dair ailenin oluşturacağı rituel yardımcı olacaktır.

 

Yine çocuklar tek başlarına uyumak istemeyebilirler. Buna gece korkuları eşlik edebilir.

 

Çocuklar karaklıkta yataklarına gitmekten ve karanlıkta uykuya dalmaktan korkabilirler. Eğer çocuk böyle bir korkusu olduğunu dile getiriyorsa çocuğu utandırarak çocuğun korkusuyla dalga geçmemek, korkusunu küçümsememek ve onu karanlıkta tek başına uyumaya zorlamamak gerekir. Yapılacak en doğru şey çocuğun karanlık korkusuyla yüzleşmesine destek olarak korkusunu dile getirmesine izin vermek, bu korkusuna eşlik eden duyguları anlamaya çalışmak ve korkusunu yenmesine yardımcı olmaktır.

 

Bunun için yapabilecekleriniz; çocuğa empati gösterdikten sonra karanlıkta onu rahat ve güvende ettirecek adımlar atmaktır.

 

Öncelikle, aşırıya kaçmamak kaydıyla korktuğu zaman çocuğun size gelmesine ve korkusunu paylaşmasına izin verin; onu teselli edin, sarılın, sakinleştirdikten sonra odasına götürün ve güvende hissetmesini sağlayın. Işığı açarak odasının gündüz ve gece aynı güvenli, rahat ve sıcak oda olduğunu gösterin. O gece kapı ve ışık açık yatmak istiyorsa buna izin verin. İlerleyen günler için, çocuğun odasında bir gece lambası ya da tavanda kısık bir lamba kullanabilirsiniz. Hatta gece lambasını çocukla birlikte seçerek onun hoşlanacağı bir lamba seçmek yardımcı olabilir.

 

Eğer çocuk, odada bir canavar olduğundan korktuğunu söylüyorsa canavarı birlikte arayıp olmadığını birlikte keşfedebilirsiniz. Korktuğu zaman sarılabileceği, dokunabileceği bir oyuncak seçebilirsiniz. Böylece siz olmadığınızda ya da korktuğunu ilk hissettiği anda çocuk o oyuncağın varlığı ile rahatlayabilir.

 

Çocuğun karanlığı iyi duygularla ve düşüncelerle ilişkilendirmesine yardımcı olun. Karanlıkta uyanıkken birlikte hayal kurmak, müzik dinlemek, masal anlatmak gibi etkinliklerden faydalanabilirsiniz. Çocuğun odasını ceza yeri olarak kullanmamaya özen gösterin.

 

Korku, gerilim ve şiddet içerikli filmler de çocukların korkmasını tetikleyebilir; bu korkular odasında karanlıkta tek başınayken daha da artabilir. Mümkün olduğunca bu tür filmleri izlememesine dikkat edin.

 

Çocuklar yaramazlık yaptığında bazen ebeveynler çocuklarını "eğer uslu durmazsan, eğer bunu yapmaya devam edersen canavarlar seni götürür, öcüler seni yer" gibi sözler sarfedebilirler. Çocuklarda korkuyu tetiklememek için bu tür tehditlerden kaçının.

 

Ve unutmamak gerekir ki çocuklar sizin duygularınızı ve endişelerinizi sezerler. Bu nedenle karanlıkta siz de rahat ve güvenli davranın ki çocuk da karanlıktan korkmaması için yaptığınız telkin ve destekleri inandırıcı bulup güvensin.

 

Birbirinden güzel bebek ve çocuk odaları size en yakın Çilek mağazaları'nda

 

Ücretsiz aile rehberlik hattımızdan yararlanmak için Pazartesi ve Çarşamba günleri 17:00-19:00 saatleri arasında 444 27 91 numaralı telefonumuzdan arayabilir ya da istediğiniz her an ailerehberi@cilek.com adresine elektronik posta yoluyla sorularınızı iletebilirsiniz.