Kampanya ve ürünler hakkında iletişim kanalları yoluyla haberder olmak istiyorum
Size özel teklifler ve kampanyalar belirttiğiniz iletişim kanalı yolu ile tarafınıza iletilecektir.

Oyunun Önemi

Oyun Çocuğunuzun Gelişiminde Önemlidir

 

Şimdi tatil dönemi...

 

Özellikle ilk ve üstü okul çocukları için oyun oynama, dinlenme, istediğin saatte uyanma, televizyon seyretme, bilgisayarda takılma, eğlenme, arkadaşlarla okul dışında vakit geçirme ve daha birçok şey demek...

 

Anne babalar bir şey daha ekleyeceklerdir: dersleri tekrar etme, test çözme, verilen ödevleri tamamlama... Haksızlar mı... Tabii ki değiller...

 

Çocuklar haksız mı... Tabii ki değiller...

 

Pek çok aileden bu konu hakkında sorular, şikayetler, çatışmalar duyuyoruz...

 

İlkokul öncesi dönemde anne babalar oyun konusunda oldukça rahat iken; çocuklarının ilkokula başlamasıyla birlikte oyun konusunda çocuklarını sınırlayabilmekte. Tabii ki ilkokulun getirdiği sorumluluklar; yeni yeni başlayan sınav stresleriyle anne babaların taşıdıkları kaygılar, çocuklarının gelecekleri için en iyisini sağlama istekleri, çocuklarının başarılı olması arzuları hiç de haksız değil...

 

Bununla birlikte çocukların yaşları ve bu yaşların gereksinimlerinin dengeli ve özgürlükçü bir şekilde ilerlemesi çocukların mutlu ve sağlıklı gelişimleri için bir anahtar...

 

Gelin en başa dönelim ve geçmişten bugüne çocuğun gelişiminde vazgeçilmez etkenlerden biri olan "oyun" hayatımızda neler ifade ediyor bakalım...

 

Oyun, bilişsel gelişimin bir yüzüdür, sosyal beceriler kazandırır, duygusal rahatlama ve doyum sağlar, eğlendirir, özgürleştirir, öğreticidir, çocuğu öğrenmeye daha da hazır hale getirir...

 

Biz yetişkinler için çoğunlukla çocuğun oynadığı oyun, keyifli zaman geçirmesini ve oyalanmasını sağlayan bir araçtır...

 

Hatta çocuklarımızın fazla oyun oynadıklarını düşünüp onları oyundan kaçırma ve onlar için daha faydalı aktiviteler (!) bulma konusunda enerji harcarız. Unutmamalıyız ki oyun, her çocuğun hayatında çok büyük bir öneme sahiptir; fiziksel, bilişsel, sosyal, duygusal gelişiminde etkilidir; özgüven gelişiminde etkilidir. Bu nedenlerledir ki Erickson, Piaget, Vygotsky gibi önemli birçok kuramcı oyun ve çocukların gelişimi ile ilgili çalışmış ve teoriler ortaya koymuştur.

 

Oyunun Yaşlara Göre Değişimi

Örneğin; çocuk istop, yakar top, saklambaç, yakalamaca gibi oyunlarla uyulması gereken kuralları ve bir grubun parçası olmayı; karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü ve birbirine saygı duymayı öğrenir. Yenmeyi, yenilmeyi yaşar, her iki durumun getirdiği duyguları anlar.

 

Örneğin tamamladığı bir yapboz, çizdiği bir resim sırasında ve sonrasında anne babasından güzel sözler ve teşvik edici iltifatlar duyan çocuk mutlu olur, cesaretlenir, tekrar yapma isteği, yeni şeyler deneme isteği artar, yaratıcılığı pekişir, özgüven gelişimi olumlu etkilenir.

 

Oyunda kullanılan bazı oyuncaklar çocuğun fiziksel becerilerini geliştirir, bazıları da düşünme, keşfetme, bulma, biraraya getirme aracılığı ile zihinsel gelişimine katkıda bulunur; çocuğun dili kullanmasına, iletişim kurmasına, kendisini daha iyi ifade etmesine ve dolayısıyla sosyalleşmesine yardım eder.

 

Oyun, geçmişten bugüne insan yaşamının her evresinde vardır...

 

"Oyun" kendiliğinden ortaya çıkan, çoğu zaman net bir hedefi olmayan, eğlenmek amacıyla yapılan bir etkinlik olarak kabul edilir...

 

Çocuğun hareketleri arttıkça ve ayaklandıkça oyunları anne babalarından ve etraflarındaki diğer yetişkinlerden bağımsız olarak gelişir. Ve bu gelişim ömür boyu kadar devam eder...

 

Sadece oyunun niteliği, yapısı, içeriği, karmaşıklığı ve anlamı değişir...

 

Oyun, yaşlara göre değişim gösterir...

 

Oyunun yaşa göre evrimine baktığımızda oyundaki gelişimi şöyle tarif edebiliriz: Tek başına oynanan oyun- paralel oyun-birlikte oynanan oyun- kurallı oyun.

 

"Tek başına oynanan oyun""; çocukların ilk yaşlarındaki oyun türüdür. Çocuklar, bir arkadaş arayışında olmazlar. Çocuk kamyonu ya da bebeğiyle yalnız başına oynar. "Paralel oyun" da çocuklar bir etkileşimde bulunmadan aynı ya da benzer oyun malzemelerini kullanarak yan yana oynarlar. Aynı yerde, herkes kendi oyunundadır. "Birlikte oynanan oyun" da çocuklar oyun malzemesi alışverişinde bulunurlar. Bu dönemde taklit de yoğundur. "Kurallı oyun"da ise yakar top, istop, yakalamaç gibi belli kuralları olan oyunlar ya da kurallarını kendileri koydukları oyunlar oynamaya başlarlar.

 

Çocukların oyun oynamasına fırsat verilmesi, oyun oynayacak alanın ve malzemelerin sağlanması, yaşıtlarıyla birlikte oyun oynayacak ortamlar yaratılması, çocukların kendilerini ve etraflarını keşfetmesine izin verilmesi, panik ve endişeyle çocukların heyecanının örselenmemesi çocukların oyunun farklı aşamalarına geçebilmelerinde oldukça önemlidir. Öyle ki yetişkinlerle fazla bir arada büyüyen, yaşıtlarıyla yeterince bir arada bulunmayan, fazla korumacı bir ortamda büyüyen, anne ve babalarının tepkilerinden çekinen çocuklar tek başlarına oyun oynamakta zorlanabilirler. Bu da gelişimlerinde gözle görülür yavaşlamalara neden olabilir.

 

Eğitim ve Oyun İç İçedir

 

Yapılan araştırmalar çocuğun 0-6 yaş arasında öğrendiklerinin 6 yaştan sonra öğrendiklerinden daha çok olduğunu göstermiştir. İlkokul öncesi dönemde öğrenme sistematik ve kurallar çerçevesinde olmadığı için anne ve baba çok önemlidir. Özellikle bu dönemde oyun, öğrenme için kullanılabilecek en önemli araçlardan bir tanesidir...

 

Farklı şekil, renk, sayısal, görsel ve yazılı kavramlardan oluşan oyuncaklar eğitim için birer araç olur... Çocuk eğlenerek, farkına varmadan öğrenir...

 

Oyun, tedavi edici olabilir...

 

Çocuğun oyun sırasında yaptıkları kimi zaman çocuğun gündelik hayatını yansıtır; bir anlamda oyun çocuğun dilidir çünkü oyun sırasında çocuk özgürdür... Biz yetişkinlere çocuğun özellikleri, duyguları, korkuları, kaygıları hakkında ipuçları verebilir... Çocuğun doğrudan dile getiremediği duyguları ve karmaşaları yansıtabilir...

 

Örneğin; bebeğini sürekli azarlayan, bebeğine yüksek sesle konuşan, bağıran çocuk kendisiyle bu şekilde iletişim kuran bir yetişkini taklit etmiş olur. Böylece, çocuk duyduğu kızgınlık duygusunun üstesinden gelmeye çalışır.

 

Örneğin; öğretmen, bakici, fazla otoriter bir dede vb. rolündeki bebeğini sürekli uzak seyahatlere gönderen bir çocuk gerçekte yerine getiremeyeceği bir isteği fantezi yoluyla gerçekleştirmiş olur. Bu yolla çocuk en derin duygularını ifade edebilir ve bu duyguları oyun yoluyla boşaltabilir.

 

Bu nedenlerle oyun, tedavi edicidir. Bu etkisinden dolayı çocukların psikososyal problemlerinde önleme, tanı ve tedavi amaçlı farklı oyun terapi yaklaşımları geliştirilmiştir...

 

Son Söz...

 

Evet, oyunun çocuğun gelişimindeki etkileri göz ardı edilemez...

 

Anne babalar çocukların yemelerine, içmelerine, giyinmelerine, hastalanmamalarına ne kadar dikkat ediyorlarsa oyun oynamalarına da o kadar dikkat...

 

Bununla birlikte oyunun alanında günbegün bir gölge beliriyor...

 

Oyunlar da değişiyor, sonuç olarak gelişim de etkileniyor...

 

Anneannelerimizin dedelerimizin de çocukluklarında oynadıkları bazı oyunlar hala güncelliğini korurken, bazı oyunlar teknoloji, medya gelişimleriyle birlikte değişiyor. Hem gözlemlerimiz, hem son dönemde yapılan araştırmalar sokak oyunlarının azaldığını; bilgisayar oyunlarının; sosyal medya kullanımının arttığını; dersler ve bilgisayar nedeniyle arkadaşlarla yüz yüze görüşmenin azaldığını söylüyor. Tüm bunlar çocukların gelişimini de farklı şekillerde etkiliyor. Örneğin; konuşma yaşı gecikiyor. Grup oyunları giderek azaldığı için bireyselleşme artıyor; bu da çocukların sosyal gelişimlerinde sıkıntılar yaratabiliyor.

 

Burada yine anne babalara büyük rol düşüyor...

 

Özellikle çocukların kendilerinin kurdukları veya arkadaşlarla birlikte oynan, kurallı oyunlar konusunda teşvik etmeye özellikle dikkat...

 

Birbirinden güzel bebek ve çocuk odaları size en yakın Çilek mağazaları'nda

 

Ücretsiz aile rehberlik hattımızdan yararlanmak için Pazartesi ve Çarşamba günleri 17:00-19:00 saatleri arasında 444 27 91 numaralı telefonumuzdan arayabilir ya da istediğiniz her an ailerehberi@cilek.com adresine elektronik posta yoluyla sorularınızı iletebilirsiniz.